Türkçeyi Hissediyorum, ODTÜ Geliştirme Vakfı Özel Lisesi’nin “Türkçeyi Hissediyorum.” projesine ait bir web günlüğüdür. Proje, yurt dışında doğan, yaşam, bilgi ve deneyimleri yaşadıkları ülkenin diliyle biçimlenen “üçüncü kuşak”tan bir grup gence, dil aracılığıyla ulaşmayı; onlara, Türkçenin söz varlığını ve anlatım zenginliğini hissettirmeyi hedeflemektedir.

Burak Balık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Burak Balık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Nisan 2012

 
İznikli Leylek



Dili biraz kesilip törpülenecek olsa, saksağanın papağandan çok daha güzel konuşacağı rivayet olunur. Böyle bir ameliye geçirmiş, kusursuz diksiyonlu bir saksağanın, televizyonda Amerikan millî marşını söylediğini herhâlde gazetelerde okumuş olacaksınız.

Saksağanın konuşup  konuşmaması beni pek o kadar ilgilendirmez ama, bakınız leylek ifade verecek olsa ona sorulacak iki önemli sualim var: Evvela dini ve dünya görüşü hakkında:

Hacı leyleği, biz kuşların en müslümanı biliriz. Acaba gerçekten öyle mi? Ermişlerle sihirli bir ilişiği olduğuna delil olarak türbeleri, tekkeleri bekleyişi gösteriliyor. Hacılığı ise, bilindiği gibi güneyden gelişinden, bir de, dinî anıtları tepeden tavaf edişinden kinayedir. Ama ben leyleklerin Süleymaniye’yi olduğu kadar, Köln katedralini de aynı huşu ile tavaf ettiklerini gördüm. Bu hesaba göre, oradakiler Protestan, Saint-Pierre üzerinde dolaşanları Katolik, Trafalgar Meydanı’nda uçuşanları emperyalist, Kremlin kulelerine konanları da komünist mi sayacağız?

            Biri çıkıp da, “Leyleklerin böyle dinle, ideoloji ile pek alışverişleri yoktur. Onlar sadece, sanat meraklısı kuşlardır. Eli rehberli Amerikan turistleri gibi, geldikleri şehrin önce tarihî anıtlarını ziyaret ederler” dese, herhâlde akla daha yakın bir laf etmiş olur.

            Bir veteriner ahbabım, anıtlar etrafındaki bu acaip dönüşün hikmetini, sırf leyleklerin kendilerine yukardan kolay görünen nirengi noktaları aramalarında buluyor.

            Peki ama o zaman leyleklerin Emir-Sultan, İsabey, Eyüp Sultan gibi koyu Müslüman yerleri sevişlerini nasıl izah etmeli… Hele Eyüp’ü… İstanbul semtlerinin her birine bir arma seçilecek olsa Eyüp’ünkünde muhakkak bir leylek resmi bulunurdu. Bulunmalıdır da. Her sonbahar, leylekler göç ederken içlerinden en yaşlı birini Eyüp’e bırakmalarını, oralılar kendileri için büyük bir teveccüh sayıyorlar. Bir Eyüp’lü emekli tanırım: “Leylek namaz bile kılar, sen ne konuşuyorsun efendi!” diyor.

04 Mart 2012


1-Aşağıda verilen deyimlerin anlamlarını açıklayıp birer cümlede kullanınız.

A-Ekmeğine yağ sürmek 



Açıklama: işini kolaylaştırmak

Örnek Cümle: Rakibi doğru proje üstünde çalışmadığından, Ali’nin ekmeğine yağ sürdü.



B- Aba altından sopa göstermek

Açıklama: tehdit etmek



Örnek Cümle: İstemediği davranışlarda bulununca aba altından sopa gösterdi.



C- Kim kime dum duma

Açıklama:



Örnek Cümle: …………………………………………………………………….



C- Gözü açık gitmek

Açıklama: istediği bir şey olmadan ölmek



Örnek Cümle: Topkapı Sarayı’nı göremediğinden gözü açık gitti.

01 Mart 2012

Unutursun Ninnisini Dinlediğin Dili...

    Almanya'ya Türk işçilerinin gönderilmesi için 31 Ekim 1961 tarihli Ankara sözleşmesi 50.yılında.
Süreci irdelemek, sürecin geldiği noktadaki yeni kuşakları anlamak için sayısal bir neden. Özellikle göçmene ve Türkiye'ye getirdikleri, götürdükleri, öte yandan başta Almanya, Avrupa ülkelerinde sonu gelmez uyum, uyumsuzluk, yabancı, ve öteki olmak tartışmaları açısından." konuşulması gereken bir süreç diyor Yüksel Pazarkaya. Önemsiyoruz Yüksel Pazarkaya'nın yazdıklarını, çünkü o  bu sürece Ankara Sözleşmesi ile katılmasa da toplumsal sorumluluk bilinci yeşermiş bir öğrenci ve yazının odağında insan ve toplum olduğunu ayrımsamış  bir yazar olarak sürece doğrudan katılan insanın tutanağını tutmuş.

Biz De Göçün ellinci Yılında Oradaydık...




"Gün olur
yaban
sılan olur
unutursun ninnisini dinlediğin dili"

Oradaydık, çünkü unutmasınlar istedik ninnisini dinledikleri dili.
İşte bu nedenle, bu yıl ikincisi yapılan Türkçeyi Hissediyorum projemizde pusulamızı Almanya'nın Köln şehrindeki arkadaşlarımıza çevirdik.
 Türkçenin inceliklerini onlarla yeniden keşfedebilmek, bilmediğimiz sözcükler karşısında merak duyabilmek, bir sözcüğün peşine düşebilmek için  heyecanlarını hiç yitirmeyen